Dumur vakaları

Bu bölümümüzde gülmekten kırılacaksınız...
Cevapla
Siyah_Beyaz
Kurucu Yetkili
Kurucu Yetkili
Mesajlar: 1424
Kayıt: 22 Kas 2005 [ 12:52 ]

Dumur vakaları

Mesaj gönderen Siyah_Beyaz » 30 Kas 2005 [ 18:00 ]


Sene 1992, üniversite yılları. Anneannemin hac
parasıyla zar zor bir
bilgisayar kapatmışız ama printer'a para kalmamış.
Aksam vakti
printer'i
olan bir arkadaşa gidip aleti ödünç aldım, eve dönüp
proje çıktısı
alacağım.Ankara'da her kış olduğu gibi yerler yine
buz.Kayıp düşer de
alete
bir zarar veririm korkusuyla bir taksiye bindim. Daha
iki dakka olmadan
polis çevirdi,taksici kenara çekti, sonra arabadan
indi, kimliğini
gösterdi. Ben kucağımdaki cihazın inmemek için uygun
bir bahane olduğu
düşüncesiyle elde kimlik arabada bekledim.Polis abi
geldi, kapıyı açtı,
ve
aramızda söyle bir diyalog geçti:
- O ne len ööle?
- Printer
- (yanındaki öteki polise dönerek)Ecnebi oolum bu.
Sonra gülümseyerek kapıyı kapattı,güle güle manasına
ikisi birden el
salladılar, tekrar yola koyulduk. 500 metre kadar
gittikten sonra söför
gene kenara çekti, çünkü gülmekten arabayı
kullanamıyordu.

-------------------------------------------

Olay ODTÜ'de geçiyor. Dışarıda bahar havası; amfide
kalkülüs dersi, hem
de
İngilizce. İnsanlar seçimlerini doğru yönde kullanmış
olacaklar ki 100
kişilik sınıftan anca 15-20 kişi var içerde,onlar da
kâat falan
oynuyorlar.Bi tek en önde bi kızcaaz dersi dinliyor..
Aklına bisey
takılıyor
hocaya İngilizce soruyor
Surdaki nevaleyi tekrar anlatır misiniz diye... Hoca
eyvallah diyor,
dönüyor,başlıyor bütün konuyu yeniden, ama bu sefer
Türkçe
anlatmaya.Bitiriyor,kıza dönüyor, Simdi anladın mi diye
soruyor.
Kızdan gelen cevap yarim yamalak bi türkçeyle "Ama
hocam siz Türkçe
anlatıyor ben anlamadı."
Hoca dumur, amfi yerlerde...

-------------------------------------------------------

Ders yine kalkülüs. hoca büyük bi şevkle anlatıyo.
Tamamen konuya
konsantre
olmuş. ama tebeşirinin ufacık kaldığını farkediyo.
uyuklayan bir
öğrenciye
"e hadi çık tebeşir bul yan sınıftan" diyor. çocuk
çıkıyor harbiden. ama
yan
sınıf diye ayni amfiye diğer kapıdan giriyor ve yine
bizim hocaya "hocam
yan
sınıftan tebeşir istiyorlar" diyor. hoca da derse
konsantre ya, "ya ben
de az
önce bir öğrenci gönderdim alsın diye. bizde de yok"
diyor. çocuk da "haa
tamam" diyip çıkıyor. sonra diğer kapıdan tekrar girip
"yokmuş hocam. aa
nasıl
yani ya" diyince hoca da öğrenci de durumu çakıyorlar.
inanılmaz ama
gerçek.

-------------------------------------------------------

Devlet tiyatrosundan bi arkadaş, bi oyun için mi ne
artık, Akçaabat'a
gitmiş. Ekip olarak şehir merkezine gelmişler.
Kafalarını kaldırınca
koca
bir bez afiş görmüşler. Söyle yazıyor:
Ben de sporcunun zeki, çevik ve ahlaklı olanını
severim.
AKÇAABAT BELEDİYE BAŞKANI

-------------------------------------------------------

Seyyar satıcının biri Anadol pikabıyla biseyler satmak
için megafonuyla
gürültülü bir şekilde bagarmaktadir:
- Domates, biber, patlıcan...
Arkadan trafik polisi:
-Seyyar satıcı kenara çek!
satıcı:
- Annasildi tamam!

-------------------------------------------------------

Uludağ üniversitesi bahar senliklerinde geçiyor olay.
kalabalıktan uzak
bir
fakültenin yakınlarındaydık. 100 metre ileriye bir
helikopter indi.
Aletten
biri eğilerek indi ve bir talebeye yaklaştı. takriben 1
dakka
konuştuktan
sonra adam helikoptere bindi ve tekrar havalandılar.
biz biraz şaşırdık
nooluyo diye ama esas bomba o talebeye adamın ne
sorduğunu sorduğumuzda
inmişti beynimize. Adam adres sormuş.

-------------------------------------------------------

Malum servis söförümüz sıkışan trafikte hareket edemez
halde beklerken
(gayetde hakliydi çünkü önündeki arabalar kuyruk
olmuştu) arkadan
kornaya
abanan araç sahibine camdan sarkarak
"pokemon'muyum lan ben arabaların üzerinden uçayım"
diye bağırarak tüm servisi yere yıkmıştı

-------------------------------------------------------

Ben... ben... ben... Haftasonu ÜSTÜ AÇIK SAHIN gördüm
ben... artık hiç
bir
şey beni şaşırtamaz

-------------------------------------------------------

Bodrum'da veya Datça'da küçük bir lokantanın camında
"23 saat açığız"
yaziyodu hizmet hizmet bir yere kadar di mi, biraz
da kendimize
zaman
ayıralım.

-------------------------------------------------------

İzmir konakta bir köfteci gördüm adam tezgahını açmış
çiğ köfte satıyor
kocaman da bir tabelası var önünde fiyatların
yazdığı...Aynen
iletiyorum:
Kampanya ...
TANE: 125 bin
2 TANE 300 bin

-------------------------------------------------------

Abi çaycının prensibi olur mu,demeyin. Bizim çaycının
cama yazdığı
yazılar
bunlar:
1. Sıcak çay 150.000.TL.
2. Saat besten sonra çay yoktur,ısrarcı olmayınız.
3. Tek çay için yukarı çıkamam gelip kendiniz alin

------------------------------------------------------

Bir gün Bakırköy-Taksim dolmuşuna binmiştim. Aracın ön
konsoluna harfli
sticker'larla şunlar yazılmıştı:
TÜRK ŞOFÖRÜ EN İÇTEN DUYGULARIN İNSANIDIR
E, ne var ki bunda, demeyin; devamını okuyun:
KEMAL ATATÜRK !!

-------------------------------------------------------

Lisedeyiz...Geometri dersi... Ders kaynasın diye
yapmadığımız
karaktersizlik yok. Hoca tahtaya sekil çizerken,
okulun bayağı
yakınından
bir savaş uçağı geçti. Bizden biri:
- Aaa hocam uçak geçiyor!
Hocamızdan cevap:
- Elleme geçsin!!!
sınıf komple kısa devre...


NOT:ALINTIDIR..



Kullanıcı avatarı
MeLo
Kurucu Yetkili
Kurucu Yetkili
Mesajlar: 341
Kayıt: 22 Kas 2005 [ 10:05 ]

Mesaj gönderen MeLo » 30 Kas 2005 [ 18:11 ]

bunların hepsi süper.Böyle bir durum bizim sınıftada geçmişti.
Arkadaşlarına "baba baba" diye seslenen tikki bir ibneyi hoca duydu ve
"herkese baba deme anneni sorarlar" dedi.
çocuk sınıfı terk etmek zorunda kaldı.

Cevapla