john adında bi askerin öyküsü (lütfen okuyun)

Gözlerinize inanamayacağınız "nasıl olur ya?" dedirten garip olaylar bu bölümde...
Cevapla
Kullanıcı avatarı
[email protected]
Ayrıcalıklı Üye
Ayrıcalıklı Üye
Mesajlar: 1329
Kayıt: 25 Kas 2005 [ 10:17 ]

john adında bi askerin öyküsü (lütfen okuyun)

Mesaj gönderen [email protected] »

Bu Vietnam'da savaşan ve sonunda evine dönecek olan John
adında bir askerin
hikayesidir.John evine gitmeden önce San Francisco' da bulunan
anne babasına telefon açtı.
Sevgili anne ve babacigim,sonunda eve geliyorum ama birşey
sormak istiyorum.Bir arkadaşımı da beraber eve getirebilir miyim? "
" Tabii ki " diye cevapladılar. "onunla tanışmaktan mutluluk
duyarız".
"Ama bilmeniz gereken birşey var" diye John devam etti," o
savaşta ağır yaralandı.Kara mayınına bastı ve kolu ile bacağını
kaybetti.Başka gidecek
hiçbir yeri yok.Onun bize gelmesini ve bizimle yaşamasını
istiyorum".
" Bunu duyduğuma çok üzüldüm oğlum, belki kalacak başka bir
yer bulması için ona yardımcı olabiliriz"
"O hayır , onun bizimle yaşamasını istiyorum ."
"Oğlum," dedi babası, " sen ne istediğinin farkında
değilsin.Böyle büyük
bir sorunu olan birisi bizi çok rahatsız eder.Bizim kendi
hayatımız var ,ve
böyle farklılığa izin veremeyiz. Bence sen eve gelmeli ve bu
çocuğu unutmalısın.O kendi yaşamını devam ettirmenin bir yolunu
bulacaktır."
O andan sonra , John telefonu kapattı.Anne ve babası ondan
başka bir söz duymadılar...
Birkaç gün sonra , San Francisco polisinden bir telefon
geldi.Oğullarının bir binadan düşerek öldüğünü
söylediler.Polise göre intihardı.Anne ve baba telaşla uçağa binerek
oğullarının teşhisini yapmak
için San Francisco'daki şehir morguna gittiler.John ' u teşhis etmişlerdi. Ama gözleri faltaşı gibi açılarak bilmedikleri birşeyi farkettiler. John 'un bir bacağı ve bir kolu yoktu..
__________________________________________________ ___________
Bu hikayede ki anne ve baba bir çoğumuza benzer. Etrafımız da iyi görünen
ve neşeli insanları sevmek bize kolay gelir, ama bize
rahatsızlık veren özellikle bizim kadar sağlıklı olmayan, bizim kadar
güzel olmayan ve bizim kadar zeki olmayan insanlardan uzak durmayı tercih ederiz.Çok şükür ki bizi bu kategoride gören birisi yok.Karşılıksız sevmeyi başaran birisi sonsuza kadar ailemizdendir ne kadar çirkin ne kadar fakir ne kadar engelli olursak olalım.
Bu gün yatmadan önce Tanrıya biraz daha dua ederek insanları
oldukları gibi kabul etmemizi sağlamasını isteyelim, ve ne kadar farklı olurlarsa olsunlar onlara karşı daha anlayışlı olabilmeyi isteyelim.Arkadaşlar çok nadir bulunan mücevherlerdir.Onlar sizi güldürür ve başarmanız için destekler.Bazen tek kelime bazen bir cümle paylaşırlar ama her zaman kalbinizi ona açmanızı beklerler.


Hikayeden bir ders çıkardıysak ne mutlu size ülkemizde ve dünyada o kadar engelli vatandaşımız varki imkanımız elverdiği sürece maddi manevi destek olmaya çalışalım..



Cevapla